ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Rubio, İran’ın daha önce görüşmeyi reddettiği bazı konuları ele almaya razı olduğunu belirtti. Bu durumun, Destansı Öfke Operasyonu’nun ardından İran’ın askeri kapasitesinin zayıflatılmasıyla ilişkili olduğunu söyledi.
Rubio, operasyonun İran’ın füze ve İHA üretim kapasitesini ciddi şekilde azalttığını vurguladı. Füze rampası sayısında önemli bir düşüş yaşandığını aktardı. İran’ın İHA üretiminin kolaylığına dikkat çeken Rubio, bunun küresel bir sorun olduğunu ve Meksika’daki kartellerin bile İHA kullandığını ekledi. İran donanmasının ise büyük ölçüde yok edildiğini, sadece küçük sürat teknelerinin kaldığını mizahi bir dille ifade etti. Rubio, İran’ın konvansiyonel kapasitesinin zayıflatılmasının ardından ateşkes ilan edildiğini ve ABD’nin de durmayı kabul ettiğini belirtti.
Rubio, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerekliliğine değindi. Ablukanın temel nedeninin, İran’ın ticari gemilere ateş açması ve boğazı mayınlaması olduğunu söyledi. Bu eylemlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Umman dışında hiçbir ülkenin desteklemediğini belirtti. Çin ve Rusya’nın da bu duruma karşı çıktığını ekledi. ABD’nin İran’dan bir numaralı talebinin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğunu vurguladı.
İran ile görüşmelerin devam ettiğini belirten Rubio, bu sürecin arabulucular aracılığıyla yürütüldüğünü söyledi. İran’ın ilk kez nükleer müzakerelerde daha önce adını anmayı reddettiği konuları görüşmeyi kabul ettiğini ifade etti. Bu durumun, İran rejiminin içindeki parçalanmışlık nedeniyle süreci zorlaştırdığını ancak İran’ın ne kadar ileri gitmeye hazır olduğunu test etme imkanı sunduğunu belirtti. Rubio, umutlarının Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, müzakere dönemi ve kabul edilebilir bir sonuca ulaşmak olduğunu dile getirdi.
Rubio, İran’ın nükleer programı konusunda taahhütlerde bulunması gerektiğini ve yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum konusundaki müzakerelere bağlı kalması gerektiğini söyledi. Yaptırımların hafifletilmesinin ise İran’ın nükleer faaliyetlerinden vazgeçmesine bağlı olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi gibi bir teklifin konuşulmadığını veya sunulmadığını ekledi.
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in müzakerelerde giderek daha aktif rol aldığını gösteren işaretler olduğunu belirten Rubio, tüm iletişimin yazılı ve arabulucular üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Rubio, ABD’nin İran’a yalvarmadığını, aksine İran ekonomisinin büyük kayıplar yaşadığını ve protestoların yoğunlaştığı altı ay öncesine göre daha kötü durumda olduğunu ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]